ayrılığın hesabı hikaye yaz şiir yaz hikayeyaz.net
in

Ayrılığın Hesabı

“Hoşça kal”ı esirgenmiş buzlu bir vedâ gibi her gün… Koskoca Eylül’ü bıraktım geride sensiz;içimdeki yıkıntıları katlayarak… Ân işte neylersin; Ayrılığın hesabı tutmadı!… Oysa ben,senden bahsederken;yıllarımı ikram edecektim herkese! Olmadı;şimdi başım eğik ve tuhaf bir yalnızlık içinde, üstelik kırgınlığımı kırmaya çalışarak…Aylar sonra bile… çok olmadı, daha yeni;doğum gününde çizdim bu kentin profilini!.. Yalazlarımı sakındım herkesten, korudum; yine de kıyıya attılar beni.. Adımı ne koydular sâhi; soramadım.Mürâi hayatların ortasında mecrûh bir inzivâya atandım!… Herkesin içinde ve herkesten uzak… Keşişdağı bekleyedursun beni;(ki dağlarım da yanmaktadır benim) deniz kenarında kaydettim soğuk Eylül belgeselini!.. Üşüyen yanlarımla sarıldım hayata yeniden ve yeniden… “Hoşça kal”ı esirgenmiş bir vedâ sonrasında, hoşça bakamadım kendime ve hoşça kalamadım; bu sebeple özrüm kabul edilir umarım… Sevdadan yoksun kalpler gördüm,sevdiklerini îlân eden… Görünmeyen yaralara dokundum çocukların rûhunda…Ağladım ve haykırdım; “Darp izleri silinmeli” diye mâsum sîmâların… Kimse duymadı.Duyan, işitmez;bakan,görmez oldu!Titredim… Eğreti geldi bu yaşam, çocuk rûhuma… Alışamam ki;zulüm çağında, saldırganlığa! Ölüm günümden önce ölmüştü samimiyeti kalplerin… Katılaşan kalpler için ağladım,geceye bırakıp gözlerimi… Kimse gelmesin kabrimin başına! “Sahte göz yaşı kabûl edilmez!”diye mi yazmalı acaba mezar taşıma? Hoş,belki taşım bile olmayacak;kimbilir?O zaman rahat ederim biraz; herkes evinde ağıt yakar, aşksızlığına!.. Dedim ya;soğuk geçti Temmuz, buralarda…

Kandil akşamı aydınlanmadı yüzüm;çehremden okunurken ayrılığın esâmîsi,rağbet edemedim dünyânın meflûç bakışlarına! Minik olmayan ellerim ve ağrılı kalbimle;gözlerimin sedefinde inci eyleyip gönderdim hiçliğimi, Kalplerin Sahibi’ne…

Lâbirentieri tükenmedi hayâtın! Başı dik avukatları vardı zulmün ve mazlûm zelildi bu devirde… “Beyefendiler” gördüm, insan olamamış;ve “Hanımefendiler”i şefkat mahrûmu kalmış yaşlı dünyânın!.. Yalımlanm yolu gösterdi ve yürüdüm. Güzel insanların halefi olmayı diledim ve selefimden yüreklendim âşıkâne bir ömre!.. Hazân yaprağına dokuyup şikeste baharlarımı, yadigâr bıraktım bir bebeğin şaşkın gözlerine… Bir de erguvan arayışlarına çıktım;sokak sokak, cadde cadde…Mestliğim,erguvan kokusuyla buluşmalıydı;erguvan renginde ağırlamalıydım hayâtı. Yürüdüm; yıllarca ve yollarca yürüdüm adım adım…”Son bahar rüzgârının dibâcesi”diye geçti adım kayıtlarda! Uzun yolların yorgun kızı oldum hâsılı… Hicran düştü omuzlarıma,gurbet geldi bahtima;ellerimden kaydı mutluluk haritası.Harabe gönlüme yâren eyledim bu kadim sevdâyı… Ve yârelerimi sevdim;vedîası olmuşken aşkın…




  • Ne düşünüyorsun?

    Olumlu Oy Olumsuz Oy

    Toplam oylar: 0

    Olumlu Oylar: 0

    Olumlu Oyların Yüzdesi: 0.000000%

    Olumsuz Oylar: 0

    Olumsuz Oyların Yüzdesi: 0.000000%

    Yorumlar

    Bir cevap yazın

    Yükleniyor…

    Yorumlar

    yorumlar