iki hikayeyaz.net
in

İki

İki nokta üst üste.

Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır diye. Ama yok bu bir şiirde geçer diye alıkoyuyorum kendimi. Dilim sus payını elif ile söndürüyor. İzmarit renkli kül tabağına ezilmiş zeytin bırakmak kadar düşündürücü fikirlerim var aslında. Düşüncem biz ile. Yani bizim hangi tarafımız ağrıyorsa oraya biraz tuz basmak niyeti taşıyorum. Niyetime göre değerlendirin beni. Niyetimle yargılayın.

Niyeti sahih bir kelimeden alınmış ilk harf gibi. Elif gibi cim gibi. Cim cümlenin güzü gibidir. Öyle gelir. Öyle geldiğinden midir sonbahar ve cim hep arka sokağı dolanınca kış gibi belirir. Öyledir. Kavidir. Renklidir. Asidir.

Biz biliyorduk. Biz bildiğimizin yaraya tuz basar gibi acıyla dillendirildiğini de biliyorduk. Biliyorduk uçurtmayı vurmasınlar diye yükselttiğimiz sesimizin fayda etmeyeceğini. Biliyorduk. Nasıl başlamışsak öyle devam edeceğimizi. Bilgimiz bize azap olsa da. Biliyorduk.

Bildiklerimiz ile susmayı yediremedik belki de kendimize. Gecenin insanıydık gündüzün insanıydık. Renklerimiz geceye değdiğinde kararır gündüze değdiğinde açılırdı. Gecenin ve gündüzün ayrı renklerde ve ayrı zamanlarda ayrı ayrı tutuşan güller olduğunu da biliyorduk. Rüyalarımız bilinç ve istenç halimizi bilgimizle sınıyordu. Bir başlangıç sayıyorduk bilmeye ve anlamaya. Yol almaya. Yollanmaya. Rüyalarımız vardı istihare yattığımız da yeşil ve renkli renklerle bezenen.

Sırlı rüyalar görüyorduk. Beyaz siretler. Beyaz günler. Beyaz sayfalar gibi yayılan kuşlar. Saçılan esrarengiz yapraklar. Biliyorduk rüyaların bir işaret olduğunu. Arşı ve vecdi gönlümüzün kabesine yerleştirirken biliyorduk yine ısrarla söylediğimiz şarkının hangi güzelin yüzüne söylendiğini.Biz biliyorsak sorun yoktur. Sorun ancak bilmeyenlerin bilmeyi öğrenmesiyle başlıyordu. Bu yüzden bilmenin değerini anlamak adına karıştırıyorduk sayfaları, kitapları, mushafları. Noktalı cümleler adadık bu yüzden isimlere ve sözlere. İsimler dedik gecenin ve gündüzün insanı gibidir. Kimi sırrını yüzünde taşır kim yüreğinde. Kimi renklidir kimi sade. Bu yüzden kendimizi bildik bileli aşina olduğumuz yan bizim fıtratımızı belirginleştiren yanımızdı. Bir yanımız geceye tutkuluyken diğer yanımız fecri arzulamaya devam ediyordu.

Noktalı virgül Gündüzleri herkes biraz masumdur.Herkes beyaz yüzlüdür.Her kes biraz sakin ve tedirgindir.Gündüzün insanı bu yüzden güzeldir. Sırsızdır. Yüzünde saklanacak herhangi bir resim yoktur. Temizdir. Güneşi gördüğünde sevinir. Bir kediyi sever gibi sever paketindeki son sigarasını. İki çay parası varsa mutludur. Bir de diline kondurduğunda aklıma şimdi gelmeyen bir şarkıyı keyfine diyecek yoktur.

Gündüzün insanı noktalı virgüldür.O noktalı virgülün cümlenin neresine geleceğini bilendir. Günü birliktir. Kaçar gibi koşar evine akşam üzerleri. Akşam üzerleri paltosunun, cepkenin, poşetinin, içinden onu sokmaya çalışırken rahatsızdır o geceden. Gece karadır çünkü gece lekelidir, gece kirlidir. Gece korkuludur.

Soru işareti

Gecenin insanı şın gibidir.Boyu uzadıkça hayali büyürSokaklar karardıkça telaşsızlığı başlar.Büyüdükçe küçülür, küçüldükçe hüzünlenir.

Gecenin insanı bilir en arabesk şarkıyı, en acı sigarayı, en uzun saati, en çıkılmaz hayali. O bir sandalye veya bank tutuklusudur. O anın gözetleyicisi, zamanın şahididir. Yüzünde sakladığı sırları vardır. Bir yarasayı sever gibi sever son otobüsleri, son trenleri, son vapurları. Son ışıkları da söndü mü şehrin aziz caddelerindeki vitrinlerin ışıkları onun seferi başlar.

Uzayıp giden ten değil ruhtur. Gece ve gündüz insanı anın zamirinde ve öznesinde belirtili nesnedir. Cimdir, güzdür, şındır, harf harf ilgilidir hayatın defterine. Her harf bir şarkı gibidir. Gündüzün belirginliği ve gecenin hüzünlendirdiği zamanın geçiciliğindendir. Her gece ve her gündüz başlar gece ve gündüz insanının hikâyesi.




  • Ne düşünüyorsun?

    Olumlu Oy Olumsuz Oy

    Toplam oylar: 0

    Olumlu Oylar: 0

    Olumlu Oyların Yüzdesi: 0.000000%

    Olumsuz Oylar: 0

    Olumsuz Oyların Yüzdesi: 0.000000%

    Yorumlar

    Bir cevap yazın

    Yükleniyor…

    Yorumlar

    yorumlar